Murat Uysal

girişimci / matematik mühendisi / yazılım uzmanı / hislerim ve deneyimlerimden yazılar

Teknolojik Diyet Zamanı


Teknoloji gelişti ve gelişimi takip etmesi imkansız bir hızla devam ediyor. Bu durumdan memnunuz hayatımızı kolaylaştırıyor. Ancak biraz fazla mı olmaya başladı diye düşünmeden edemiyorum artık.

Mesela alışveriş yapacaksanız bilgisayarınızdan yapıyorsunuz. Faturaları internetten ödüyoruz. Sevdiğimiz dizileri, takip ettiğimiz haber siteleri ve her daha ne varsa. Hepsi ama hepsi internette.

Birçok meslek grubu bilgisayar olmadan iş yapması imkansız durumda zaten. Günlük hayatımız bilgisayar ve teknolohi ile iç içe iken birde izlediğimiz diziler takip ettiğimiz haberler hatta hasta olunca hastaneden aldığımız randevu hepsi teknoloji ile sağlanıyor.

İnsan bünyesi çok hassas, her çevresel faktörden çok etkileniyor. Bu kadar zamanımızı alan teknolloji gerçekten hayatımzdan bazen çıksa sanki biraz iyi olacak?

Özellikle benim gibi günde en az 8 saat bilgisayarda kod yazan birisi için kalan vaktimde de internet üzerinden sıradan işlemleri yapmak zorunda kalmak bile gerçekten ilginç bir hal alıyor.

Hep zayıflamak için diyet kelimesini kullanıyoruz. Ancak vücudumuzdaki radyasyon oranını da düşürmek için bence tekonoloik diyet yapmaya ihtiyacımız var diye düşünüyorum.

Teknoloji diyeti nasıl yapabiliriz diye düşündüğümde, bunun tabi ki en etkili yolu tatile çıkıp telefonu dahi bırakıp alıp başını gitmek bir yerlere. Ancak maalesef bu çok mümkün değil görünüyor günlük hayayımızda.

Bunu yapamıyorsak da en azından hafta sonları en aza indirmeli gerekmedikçe bu cihazları asla kullanmamalıyız bence.

Aksi takdirde maalesef bugün olmasa bile ileride bizleri ciddi sağlık sorunları beklediğini düşünüyorum.

Eşsiz bir Ney Dinletisi ile tefekkürü yakalamak

Ne eşssiz bir tat ne mükemel bir karışım!

Hayranlık duyduğumuz şaşırdığımız birçok şey var ama bu tip sanatsal çalışmalar ayrı bir değerli.

Mesela Dubai'de yapılan dev gökdelenlerin yapımını belgesellerde izlediğmde hayretler duyuyorum. Yüzlerce mühendis bir araya gelip binlerce hesap ile o eserleri ayakta tutuyorlar. Büyük bir emek ve saygıyı hak ediyorlar.

Peki bu eser ve daha bunun gibi nicesi. Bu eserde de bir hesaplama var, büyük bir beceri ve mühendislik var. Doğru zamanda doğru sesi kulağımıza fısıldamayı hesaplamış büyük bir sanatçının imzası var. Dahası o gökdelenler veya teknolojik anlamda bizi şaşırtan nice şey hayatımıza kolaylık getirse de ne kadar bize bu eserlerin sunduğu keyifi sunabilir. Bana öyle geliyor ki artık, bu eserler o Dubai'deki nice gökdelenden daha fazla mühendislik ve saygı hak ediyor benim nazarımda.

Dahası hani doğaya bakarsın ve Allah ne güzel yaratmış dediğimiz nice yaratılan eşsiz varlıklar görürüz ve tefekkür ederiz. O yüce sanatkar, eserleri ile bize kendisinden haber vermektedir. Tefekkür şuuru ne güzel bir ölçü.

Bu eserleri icra eden insanları gördüğümde, bize hissettirdikleri o muazzam duygular sonrası,  ben başka bir Tefekkür hissediyorum. Düşünüyorum ki, ya bu insan dünyaya gelmese idi, nasıl bir şeyden mahrum kalacağımızı gördüğümde, şükrediyorum ki böyle insanları Allah bizlere böyle eserler sunsun da biraz daha insan olalım, nefsimizden arının esas insani duyguları doruklarında dolaşalım diye bizlere hediye etmiş bence. Teşekkürler güzel sanatkarlar. İyi ki varsınız.


Allah için Kurban keserken hakkaniyeti kurban edebilme yanılgısı


Öncelikle herkesin Kurban bayramı mübarek olsun. Bu güzel bayram erişmek nasip oldu yeniden şükürler olsun.

Allah kabul etsin, ömrümde ilk defa kurban kestim bende. Kestim derken bizzat kesmedim elbette, belediyenin sağladığı imkanlardan faydalandık ve işinin ehli kişiler bizim vekilimiz olup kurbanımızı kestiler Allah razı olsun onlardan.

Öncelikle iyi şeylerden bahsetmek gerek. Örneğin belediyelerin böyle bir çalışma yapması çok faydalı bir uygulama. Hem işinin ehli kişilerce yapılması bakımından hem de açıkçası hep birlikte bir bayram havasını pekiştiren ortamdan dolayı gerçekten güzel bir uygulama. Vesile olanlardan Allah razı olsun.

Kurban'a Saygı

Tabi hal böyle iken sorunları da görmezden gelip söylemeyecek değilim. Ben hayvan sevgisi yoğun birisi olarak gerçekten oradaki hayvanları ileri derecede önemsiyorum. En rahatsız olduğum şey orada onlarca hayvan biri kesilirken biri yüzülürken o hayvanların o bölgeye onları görecek şekilde getirilmesi öyle içimi sızlattı ki, sanki o hayvanların bunu görüp anladığını korktuğunu hissettim. Küçükken kurbanı babam keserdi ve çok iyi hatırlarım hayvan bıçağı görmesin diye gözlerini kapatırlardı veya hayvan ayakta getirilirken bıçağı görmemesi için saklanırdı mesela. Açıkçası bu şekilde bir bakış açısı daha doğru geliyor bana ve güzel organizasyonlara böyle hassasiyetlerin de eklenmesiyle daha iyi olacağını düşünüyorum. Zamanla böyle imkanların da sunulmasını temenni ediyorum.

İçler Acısı Tavır

Haydi herşey bir yana bir de biz varız yani insanlar. Sıra numarası alıp bekliyoruz orada. Ve Allah rızası için kesilen kurbanlık kulluk vazifesinin bir tamamlayacısı iken düşünsenize sırada hile yapılıyor. Örneğin bir kurban kesilmiş numarası 30 veya 40 ama hala 20 numaraya sıra gelmemiş daha bekliyor. Yani vallahi sıra mühim değil ben helal ediyorum önüme geçen her kim ise ama orada birçok kişiden duydum hakkımı helal etmiyorum diye. Yazık değil mi, Kurban kesmek gibi işin maddi zorluğu da olan ama buna rağmen bu zorluktan kurtulup Allah bize bu imkanı vermişken nasıl olur da orada 5-10 dk erken işimizi halletmek adına bu işe kalkışılır aklım almıyor.

Yapmayın güzel insanlar yapmayın, inanın değmez asla ama asla değmez. Yapmayın. Gerekirse orada tüm gün bekleyin, geceler olsun saatleriniz orada tükensin ama orada bir kişinin dahi hakkını almayın. Böyle güzel bir ibadete gölge düşürmeyin.

Tekrar herkesin kurban bayramı mübarek olsun.

Bugün ve Bugün Şiiri - Özdemir Asaf


Birçok şiir seslendirmesi yapmaya devam ediyorum. Ancak bu şiirin bir farklı yönü var. Sözleri öylesine güzel ki bu sözleri hissederek okudum içselleştirerek. Bir diğer güzel nokta ise böylesine güzel şiiri çok fazla seslendirmesinin olmadığını gördüm.

Böyle güzel bir şiiri uzun denemelerden sonra ilk defa güzel seslendirme denilen şeye ilk yaklaştığımı düşündüğüm şiir olması ayrı bir değerli. Bu şiirde gerçekten şiiri hissederek okumanın ne olduğunu anladım.

Umarım beğenirsiniz. 

 

Bugün ve Bugün

Öyle çabuk geçiyor ki günler 
Hele sen de bir bak hayatına.
Daha dün doğmuşuz sanki 
Yeni okula başlamışız
Yeni sevmişiz

Öyle çabuk geçiyor ki günler 
Hele sen de bir bak hayatına 
Yarın bitecek sanki her şey
Yarın ölecek gibiyiz.

Daha doymamışız yaşamasına
Günlerimiz dün bir, bugün iki
Sakın bir şey bırakma yarına
Yarın yok ki.

Özdemir Asaf
Seslendiren: Murat UYSAL

Herşey Sende Gizli - Can Yücel

Harika bir şiiri layıkı ile seslendirmek isterdim ama daha çok yol var önümde biliyorum.

Ancak iyi olan birşey var ki ilk seslendirmelerimden sonra sürekli bir iyiye gidiş var gibi. En azından artık daha hızlı şekilde vurgulamayı yakalayabiliyorum. Ama önem verdiğim şey çok güzel okumak da değil zaten. Bu güzel şiirler ile benim sesim yeterince güzelleştiğini düşünüyorum.



Herşey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın 
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. 
Kalbinin attığı kadar canlısın 
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... 
Sevdiklerin kadar iyisin 
Nefret ettiklerin kadar kötü.. 
Ne renk olursa olsun kaşın gözün 
Karşındakinin gördüğüdür rengin.. 
Yaşadıklarını kar sayma: 
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; 

Ne kadar yaşarsan yaşa, 
Sevdiğin kadardır ömrün.. 
Gülebildiğin kadar mutlusun 
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin 
Sakın bitti sanma her şeyi, 

Sevdiğin kadar sevileceksin. 
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer 
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın 
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer 
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. 
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret 
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın 
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın 
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. 
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın 
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. 
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. 

İşte budur hayat! 
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın 
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün 
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun 
Çiçek sulandığı kadar güzeldir 
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli 
Bebek ağladığı kadar bebektir 
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, 
Sevdiğin kadar sevilirsin...

Can Yücel
Seslendiren: Murat UYSAL

Hayatı daha iyi çözümlemek mümkün, mandıra filozofu bunu öyle güzel anlattı ki.

Çocuklar duymasın ile tanıdığımız Mustafa Ali ve sonradan mandıra filozofu filmi ile devam eden bu karakter, şakayla karışık çok haklı şeyleri anlatıyor bence.

Gülüp geçtikten sonra, düşünmeden edilmiyor yani. O kadar güzel videolar ki arada izlemeden edemem.

Mesela aşağıdaki videoda istanbulda geçen dönemimde o otobüslerdeki insanların ayakta son sürat hızlanıp fren yapan otobüslerde nasıl zorlandığını görüyordum. Koca koca insanların bence beyfendi insanlar olduğunu düşündüklerim dahi o beyfendiliği bir kenara bırakıp, metrobüste yer kapmak için diğer insanları itip kakabildiğini görmüştüm.

Şimdi bu duruma aşağıdaki video çerçevesinden bi bakınca insan biraz gözleri dolar gibi olmuyor mu sizce de ?



Aşağıdaki video da iş dünyasındaki acı durumu ifade ediyor. Gerçekten onca emek ve beceri ile donanmış çalışanlar birçok üst çalışan altında ezilmektediler. Tabi bu videodaki durumun gerçeklikten uzak kalan bir yönü şu, o da çalışanların gerçekten özverili ve samimi olmama gereçeğidir. Bu gerçeğin dışında elbette çok haklı. Bizler de belli bir eğitime sahip insanlar olarak iş görüşmelerinde ilk okul mezunuymuş gibi manasız sorular sorulduğunu görmekteyiz.




Sınav sistemi ve eşitlik hakkında da güzel tespitler.





İstanbul güzellikleri ile bizi büyülerken işte oradaki yaşam içinde İstanbul'a olan uzaklığımızı anlatıyor.





İlk gözağrım şiirim: Sevgilerde, Behçet Necatigil


Şiiri dinleyen bir kişi olmaktan öteye gitmemi sağlayan şiirim sevgilerde şiirine burada yer vermemiş olmak büyük bir eksikti.

İlk amatör deneyimimde arka planda gelen mouse sesleri eşliğinde öylece yayınlayıvermişim :)

Kişisel düşüncem ne derseniz şiirleri güzel okuduğumu düşünmüyorum. Belki ileride beğenebilirim ama şuan mümkün değil.

Peki neden okuyorum sizce ?

Sebebi şu; çünkü kötü de olsa güzel bir şiiri seslendiriyorum diye düşünüyorum ve ne kadar kötü okuyabilirim ki. Öylesine güzel mısralar ki benim kötü okuyuşum bunu çirkinleştiremez benim çirkin okuyuşum bile buna yetemez.

Ölüp gideceğimiz bu dünyada, birgün sıra bize de gelip çekip gittiğimizde olur ya zevksiz birileri benim çirkin okuyuşumu beğenir de şiirin hatrına da olsa belki birileri dinler ya, işte o milyonda bir ihtimal için bu denemelerime devam edeceğim.

Bana bir iyilik yapacaksınız, şiir seslendirmelerimi beğenme ihtimali olan zevksiz insanlar bulun ve bir kişinin daha dinlemesine vesile olun.

Hatta beğenen değil beğenmeyecek olan kişiler de olur, dinleyin beğenmeme tuşuna basın. Beğenmeniz umrumda değil tek beklentim, bu geri gelmesi imkansız zamanın, ömrünüzde şiir sürem kadar bana vakit ayırmış olmanız bana yeter.

Kötü yorumlar da yapabilirsiniz, lakin bana değil şiirlerin yazarlarına saygıdan çok kötü yorum yapmayacak kadar da onların hatrına bana acırsınız diye düşünüyorum. İyi okuduğumu iddia etmiyorum, ama belki şiirleri sizden daha çok sevip şairlere sizden çok saygı duyduğumu iddia edebilirim.

İşte bu bakış açısı ile seslendiriyorum.

Tüm beğenmeme butonu bana gelsin, şiirlere ve onları yazanlara söz gelmesin yeter...

saygılar...


Avrupa turumuz sonrası

Avrupa turumuzu tamamladık. Birbiriden şaşırtıcı brçok düşünce ile güzel bir tatili tamamladık.

Bu tatil, herşeyden önce birçok güzel dostluk kazandırdı. İyi insanlar ile iyi bir tatildi.

5 ülke gezdik, Almanya, Hollanda, Fransa, Lüksemburg, Belçika

Tüm bu ülkeler birçok yönü ile çok güzel olsa da bazı noktalarda bizi zorladılar.

- Damak tadını bir türlü bulamadım. İçtiğim su tadı dahi nedense tam aradığım su tadı değildi.
- Çay kültürü olmaması kahve odaklı olması şöyle demleme bir çayı arattırdı bize.
- Domuz eti içermeyen yemek olmayınca, hep ton balıklı tost yemek zorunda kaldık. uzun süre yemeyi düşünmüyorum :)

Bunlar dışındaki konulara gelirsek tabi iş değişiyor. Çok etkileyiciydi.

İlk olarak Almanya Düsseldorf a indik, oradan hollandaya otelimize geçtik. Otelimiz otantik güzel şirin bir oteldi. İlginç bir lobisi vardı birbirinden ilginç alet edavatlar ile dolu bir lobi idi. Keyifli bir başlangıç olmuştu. İşte aşağıda otelin lobisi :)
    


Holanda gezimizin en güzel yerlerinden biri tabi ki şehir içerisinde binalar arasında bir gemide olmaktı. Şehri deniz yoluyla geziyor olmak çok ilginç bir duyguydu. Kulaklıkta ise tercih edilen tüm dillerde o an gezilen yerin tarihçesi anlatılmakta idi.





Hollanda turdaki herkesi çok etkiledi. Bu konuda çok haklı gerekçelerimiz var ancak buna bir örnek de ayağımızın toprak ve çamur olmadan çıkabildiğimiz aşağıdaki köyden gelmekte :) Bu köylü bence gerçekten milletin efendisi olsa gerek :)






İlk gün beslenme konusunda zorlandık aradığımız türde gıdalar yoktu bu nedenle mecburen otelde sabah kahvaltısında türk lezzetlerine yakın olan bazı gıdalar imdadımıza yetişmişti. Tespit ettiğimiz bazı gıdalardan fazla fazla alıyorduk arkadaşımla ve yemediklerimizi çöpe atmak yerine çantamıza koyuyorduk. Hem israf olmuyor hem de gün içerisinde eğer aradığımız gibi bir restaurant bulamazsak bu yiyecekler ile günü idare ediyorduk :)



Sonrasında Belçikaya geçtik. Tabi çikolata almadan olmazdı. Ama açıkçası çikolata merkezi bir yerde fiyatlar daha makul olmasını beklemiştim pek öyle olmadı. Fiyatlar gayet yerinde idi. Tabi bizde pazarlık sünnettir dedik inglizcemizin yettiğince pazarlık ederek güzel bir indirim ile toplamda 12 paket çikolatayı 9-10 paket adet fiyatına ikna ettik. İşletme sahibi de bizi sevdi baya resim çekilde facebook sayfalarında paylaşacaklarını söylediler :)

http://roidor.be/



(Devamı gelecek )

Yemekx.com ne oldu, battı mı kapandı mı ?


Yemek sipariş siteleri hep takibimdedir. Yemeksepeti satışı sonrası bir yerel markanın yükseleceği heyecanı ile ayrıca takip etmeye başladım.

Yemekx.com bu siteler arasında benim en güçlü gördüklerimden idi.

Ancak bugün bir şok yaşadım. Aşağıdaki gibi çok ayrıntı vermeksizin bir açıklama yer alıyor.

" YemekX.com hukusal sebeplerden dolayı bir süre hizmet veremeyecektir.Anlayışınız için teşekkür ederiz."

Ayrıntılı bir açıklama bekliyoruz umarım kısa zamanda bir bilgi verilir.