Murat Uysal

girişimci / matematik mühendisi / yazılım uzmanı / hislerim ve deneyimlerimden yazılar

Dünya Engelsizler Günü

Merhaba sevgili okurlarım,

Bugün dünya engelsizler günü. Engelsizler diyorum çünkü bir uzvun eksik olması değildir engelli olmak için. Bence işe önce günün ismini değiştirmekten başlamalıydı herkes.

Dünya engelsizler günü diyorum ve bunu sadece bir motivasyon olsun diye de söylemiyorum. Bunu gerçekten inanarak ve güvenerek söylüyorum. Çünkü hayat bildiğiniz gibi bize dersler verip acılar yaşayıp kayıplar yaşattıkça ancak o zaman herşeyin kıymetini daha iyi anlıyoruz. Sağlığı yerine olan bunca insan topluluğu aslında ne kadar önemli şeylere sahip olduğunun farkında bile değiller.

Onlar engelsizlerdir, çünkü bu dünyada sahip olduğun bir yetiden mahsun kalmak yürüyememek, konuşamamak veya görememek ne denli büyük acıdır bunu hiçbirimiz asla bilemiyoruz. Ve bunu bilen ve buna sabır gösteren dışardan bakınca engelli diye söyleyiverdiğimiz insanlar, aslında hepimizden daha engelsizlerdir bundan adım gibi eminim.

Örneğin bence bir uzvunu kaybetse birisi, eskiden insanlara tepeden bakıyorsa bile bakmaz artık. Hastaları hor görüyorsa bile artık hor görmez kalbinden gelen duygu ile samimiyet ile sever korumaya çalışır. Bir dostunun güzel bir noktaya gelmesine "gerçekten" sevinir asla sevinirmiş gibi yapmaz. Hayvanları daha çok sever. İnsanların gözünün içine bakar ve gerçekten dinler anlamaya çalışır ve müsamalı olur. Bu nedenle bence engelli olanlar bizleriz. Bunca nimet varken sağlığımız varken hala şikayet eden ve birbirimizi çekemeyip birbirimize kötü davranırken engelli olanlar var ise bizim normal sandığımız bizleriz bence.

Örneğin trafikte kırmızı ışıkta geçen birisi ne kadar normal olabilir. Kimseyi umursamadan araç kullanan birisi nasıl engelsiz biri olduğunu düşünebiliriz ki. Soğukta üşüyen bir sokak hayvanına merhamet göstermek yerine su ve yemek kabına vurup içerisindekileri döken birisi nasıl engelsiz olabilir ki. Asıl engelli ve engelsiz olmak bence akıl ve kalpte olan engeldir. 

Gönül ister elbette hepimiz sahip olduğumuz uzuvlardan  mahrum kalmasak keşke. Herkese sağlık huzur ve merhamet ile...


Sıradan bir günü sıradanlıktan çıkarabilmek, ne kadar kolaymış...

Merhaba sevgili okurlarım,

Bugün öyle işim başımdan aşkın öyle yoğun çalışıyorum ki sabah gelmem ile öğlen olup yemeğe gitmemiz sanki 1 saniye kadar kısa gibi. Çok iyi bir kurumda iyi bir çalışma ortamında iyi şartlarda çalışıyorum ama bu zamanın hızı inanılmaz boyutta. Vakit yetmiyor hiçbir işe, toplantıya.

Dostları sevdiklerimizi arayamıyoruz. Bir de güzelim günümüzü iş içerisinde yaşanan anlaşmazlıklar ile boğuşuyoruz. Farkettiğim şey çok acı bir gerçek idi. Bundan önceki binlerce gün gibi bugün de yorgun bitap akşamı edip bir sonraki gün için hazırlanmak üzere geçmekte idi.

Ama bugünü farklı kılmanın bir yolunu bulabilir miyim diye düşündüğümde sanırım olabilecek en iyi yolu buldum.


Ege orman vakfına girip 5 adet fidan bağışladım ve öyle mutlu oldum ki :)

Yani benim için 27.11.2018 tarihi 5 fidanın ekilmesini sağladığım gün oldu böylece.

Bu konuda ara ara bağış yapmayı düşünüyorum ve tavsiye ediyorum.

https://www.egeorman.org.tr/

Sevgiler selamlar.

Doğduğumuzdan beri tüketiyoruz


Bu söz Kadir Köymen'nin 'Başka Bir Şey' kanalının fragmanında geçiyor ve gerçekten her vatandaşın bilmesi gereken bir gerçek.

Evet, gerçekten böyle ve üretmek zorundayız. Üretmek derken inovasyon yapmalıyız. Teknoloji geliştirmeliyiz. Ben açıkçası yılladır bunu yapabilmek için zamanımı harcıyorum ve harcamaya devam edeceğim.

Yazılım veya teknoloji alanında bir konuda söz sahibi bir marka olmak için çok çalıştım, çalıştık ve daha da çalışmaya devam edeceğim.

Şu aşağıdaki videoyu izleyip de üretme duygusu hissetmeyen bir kişi olacağını sanmıyorum, iyi seyirler ;)

Parlak fikirli ve beyaz yakalı


Merhaba sevgili güzide okurlarım, yine içimde biriken bir konu ile karşınızdayım

Ekonomik olarak ülkeye katkı sağlamayı dert ediniyorsak, bu noktada Kadir Köymen'in de dediği gibi ülkemizin bize sağladığı bunca imkanı ancak ve ancak yurt dışına birşeyler üretip satarak ödeyebiliriz. Bu güzel denklemi sağlamak için gerekenler net ve ortada. Kalifiye özellikleri olan fikirleri olan beyinlerin sadece ay sonu maaşını alabilmek için yaşamak üzere hayatlarına devam etmelerinin önüne geçmek olduğunu düşünüyorum. 

Şuan üretici konumda olan ve saygın dünya markası büyük bir şirkette yazılım departmanında çalışmaktayım. Baktığımız zaman sahip olunacak en güzel şartlar altında iyi bir ekip ile çalışmaktayım. Herşey güzel olmakla birlikte, maalesef bir yerden sonra yaşadığınız bazı şeyler sonrası konu maaşınız için çalışmanın ötesinde olmadığınızı anlıyorsunuz. Oysa ki beni sahiplenerek çalışmak ve yeni şeyler üretmek motive ediyor. 

Maalesef hayatın gerçekleri, ay sonu faturalarımızı, borcumuzu veya kiramızı ödeyemedikten sonra hiçbir şekilde hayallerimizin güzel olması ile ilgilenmeyecek kadar acı olduğunu hepimiz biliyoruz. Benim gibi düşünen, yetenekli ve ülkemiz için nice güzel arge fikirlerine sahip insanların da bu gerçek gereği ay sonu o faturalarını ödemek için mesailerini yapmakta yorulmakta ve hafta sonları da sadece dinlenerek birşey üretmeden geçen günlerin acısını yaşamaktalar. Fırsat bulup bir şeyler yapanlar vardır belki ama rutin iş hayatı sonucu gerçekten bir şeyleri denemek için yeterli zaman ve maddi güçleri asla olmamaktadır.

Bugüne kadar kendime ait olan veya çalıştığım şirketlerdeki tüm projelerde içimdeki bu yeni bir şeyler üretme azmim nedeni ile fazlası ile özveride bulunmakta hiç zorlanmadım. Ayrıca bir işte çalışmaya devam etmem sadece maaşımın yüksekliği ve diğer sıradan kaygılar ile ilgili de olmamıştır.

Özellikle bir önceki şirketimde tübitak destekli bir arge projesinde  çalıştığım için çok daha motive çalıştığımı söyleyebilirim. Bu süreçte proje ile ilgili birçok yeni fikir de geliştirmiştim ancak bu önerilerimin etkili olamaması sonucu da açıkçası daha fazla devam etmemin anlamı yoktu. Bazen insan kimsenin göremediğini görür anlatır ama bu etrafındaki insanlara anlatmakta başarısız olur. İşte bu noktada tüm analiz ve tespitler karşılığını bulmaz ve o proje de olmaz öylece kalıverir. İşte tam maaş beyaz yakalı çalışanlıktan kurtulup gerçekten birşeyleri değiştirme ihtimaline insan yaklaşsa da farklı engeller ile karşılaşır ve yine makus kaderine geri dönüp bir başka şirkette maaşı için çalışmaya devam edebilmektedir.

Kendi bireysel girişimlerim artık kenarda beni beklemekteler. Maaşlı beyaz yaka bir çalışan iken kalan zamanda dinlenmek dışında birşeyler yapma şansımız hiçbir şekilde mümkün olmamakta. 

Benim bu konuda yalnız olmadığımı çok iyi biliyorum. Keşke hayatın gerçekleri karşısında sadece maaşını almak adına çalışan parlak insanlar, daha üretken çalışma şansı bulabilselerdi. 


Okuduğunuz için teşekkür ederim. 
Sevgiler saygılar.

Birlik ve destek olma zamanı


Güzel ülkem. Öyle güzelsin ki hep yanında olacağız, yüreğimizdeki sevgi öyle büyük ki ne yaparsa yapsınlar merak etme yanındayız, ne bayrağımıza birşey yapabilirler ne de seni ekonomik yaptırımlar ile diz çöktürebilirler. Bu onların hayali olsa da tüm hevesleri kursağında kalacaktır.  

Kabul ediyorum, sizde oluyor mu bilmiyorum ama bazen benim gözlerim buğulanıyor. Sadece buğulanıp sonra olduğun yerde durmak bu duruma da çare değil. Bunu biliyoruz ve bu ülkenin üreten gençlere ihtiyacı var şuan. İşsizlik artıyor demek yerine nasıl azaltabilirim diye kafa yorma vaktidir. 

Epey zamandır düşündüğüm gibi yeniden sahalara dönme fikri aklımda. Kendi işimde koşturmaktan epey yorulmuştum ve ülkemizin başına gelen hain darbe girişimi döneminde tam güzel projeleri hayata kazandırmak üzere olduğumuz diğer şirketimde de ekonomik çalkalanmalar ile projelerimizde istediğimiz başarıyı görememek sonucunda ayrılmak zorunda kalmış girişimci ruhum ile şuanki şirketime geçmiştim. Şuan diğer yazılarımda da bahsettiğim üzere kurumsal dünya markası bir şirkette, hem de gerçekten sevdiğim alanında çok tecrübeli insanlarla çalışmaya başladım. 

Şuan kendime baktığımda, maaş sorunu olmayan kurumsal güçlü bir şirkette rahatım yerinde olsa da, her ne kadar dolaylı da olsa da ülkeme katkıda bulunuyor olsam da, bu yeterli değil benim nazarımda. Bir marka olup,  dünya çapında ürün satabilecek potansiyelde bir şirket kurabilmek var iken, güçlü bir ekip kurabilecek olup yazılım üretmek varken tuzu kuru olduğum için hayatımı risk almayan biri olarak huzur içinde geçiremem. Bunu denedim ve bunun sonucu zihnim sanırım öyle yoruldu ki boyun fıtığım bana mesaj vermeye başladı. Bunu uzun zamandır düşünüyorum ve bugün boyun fıtığım sanırım bana birşey anlatmak istiyorcasına mesaj veriyor.

Nasıl ki vakti geldiğinde şanlı ordumuza katılıp Gelibolu'da emniyet muhafız alayında günde 7 saat nöbetimi boyun fıtığı ağrılarıma rağmen tuttum ise, işte bugün de benzeri bir özveri ile çalışmaya devam edeceğim günü yaşadığımı düşünüyorum. Herkesin derdi düzenli bir maaş olabilir ama zamanında üzerime düşen görev nöbet iken, bugün de gereken şey üretmek üretmek üretmek... 

Dedim ya düşünceliyim diye, hele son olanlar sonrası artık EARGE markasını oluşturup dünyaya yazılım üretmek ve buna ihtiyacımız olan  özellikle yaşadığımız bu günlerde tuzu kuru biri olup bir şirkette çalışmak hiç bana uyan bir tavır değil. Dahası boyun fıtığım ile ilgili bugün doktor muayenem sonucu artık daha dikkatli yaşamam gerektiğini anladığım bir günde bunun bir işaret olduğunu düşünüyorum. 

Güzel ülkemin güzel insanları, bana bu yolda yardım edebileceğiniz her konuda yardımlarınızı bekliyorum. Sevgiler saygılar.


Olaylar ve bize düşen "Milli Yazılım Markası" çıkarabilmek!


Merhaba sevgili okurlarım,

Öncelikle son günlerde olan olaylar gerçekten üzücü. Yıllardır milli bir yazılım markası oluşturmak üzere çıktığım bu yolda ne kadar doğru bir yolda ilerlediğimi görüyorum. Çünkü artık buna gerçekten daha çok ihtiyaç var ve ben bu noktada gerçekten donanımlı biriyim artık. 

Ülkemize destek olmak istiyorsak dışarıya yazılım satmak en ideal ve etkili yoldur. Kısa zamanda büyük gelir elde edilebilecek ve ülkemize döviz getirebilecek en temel sektör yazılım sektörüdür. Ülkemize döviz getirmeliyiz ve buna gerçekten çok önem vermeliyiz. Bu amaçla da gerçekten artık bir ülkesini seven girişimci bir yazılımcı olarak gerçekten daha fazla sorumluluk almam gerektiğini düşünüyorum.

Kaç kişiye ulaşır bilmiyorum bu çağrımı yine de söylemek istiyorum. 

Sevgili yazılım geliştiren meslektaşlarım. Biliyorum, hepiniz yurt dışında işlerde çalışmayı bir seçenek görüyorsunuz ve kaliteli beyin için kaynaklarını sonuna kadar seferber eden ülkeler cazip de gelmekte. Bizim mesleğimizde bu çok kolay bir seçenek ama bence yapmamalıyız. Ülkemizde üretim yapmalıyız. Ülkemizde size ihtiyaç var. Birlik olup büyük bir marka oluşturabileceğimiz bir yazılım grubu kurmayı ve yönetmeyi çok istiyorum. Bu anlamda da bu fikrimi tanıdığım dostum arkadaşım kim var ise hepsine açıyorum da. 

Bireysel kar yerine ekip başarısına odaklı bir ekip kurmak ve ekip olarak projelerimizi tamamlamak ne güzel olur. Güçlü bir marka üretmek için artık kocaman ofisler kiralayıp bir araya gelmek de gerekmiyor. Sadece gerçekten güçlü beyinlerin destek vermesi ve aynı bakış açısı ile çalışacağı bir platforma sahip olması gerekiyor.

Peki ne mi yapabiliriz böyle bir ekip kurarsak,

Öncelikle bence yemeksepeti projesini biliyorsunuz yabancı kaynaklı bir şirkete satıldı ve işe bununla başlayabiliriz. Bu konuda toplam 9 aylık fizibilite ve yazılımsal sistemim mevcut. Bu çalışmada bulunmak isteyen arkadaşlar iletişim kurun çalışalım çok isterim büyük bir keyif olur.

Sonrasında pikazon.com projem var. Bu proje de biliyorsunuz dünyada bir sürü stok fotoğraf satış sitesi var. Buna benzer bir formatta türk markası olarak çıkabilir. Hatta dahası proje şuan diğer hiçbiri stok fotoğraf sitesinde olmayan özelliklere de sahip. Bu alanda ciddi bir başarı elde edebiliriz. 


Balık çiftlikleri konusunda da ciddi bir tespitlerim analizlerim mevcut. Sektörü araştırdım ve bu konuda çok sevdiğim eski çalıştığım şirketim Mavi Piksel ile gerçekten bir yol almak üzere çalışmalarımız devam edecek. Ancak ekibe ihtiyacımız var. Amacımız birkaç yere satılan bir yazılım değil, dünyaca kabul görecek bir marka yazılım olduğu için freelance olabilir veya tam zamanlı olabilir ekipte bulunmak isteyen herkesi bekliyoruz. Mutlaka iletişim kurun.

Son olan olaylardan sonra bu projelerde olan motivasyonum daha da artmış durumda. Başarmamız için birlikte çalışmamamız gerekmektedir. 

Benim elimden gelen bu, ve tüm ülkemizin fertleri olarak hepimiz bulunduğumuz şartlar itibari ile elimizden geleni yapmalıyız. 

Sevgiler saygılar güzel ülkemin güzel insanları.

Endustri 4.0 ile bizi bekleyen geleceğin teknoloileri

Merhabalar,

Endüstri 4.0 herkesi heyecanlandırdığı gibi benim de ilgili çekiyor. Günlük rutin yazılım işlerimizin arasında elbette bu alanlarda çalışma yapmamız veya bir geliştirme sağlamamız mümkün değil. Ancak sektörün gittiği yeri takip etmek ve kendimizi geleceğe hazırlamak için faydalı kaynakları kaçırmamamız gerekiyor.

Aşağıdaki videoyu daha önce izlemiştim, tekrar bugün karşıma gelip izlediğimde gerçekten soluksuz yeniden izledim. Ülkemizde endüstri 4.0 noktasında ümit verici gelişmelerin olduğunu görmek gerçekten mutluluk verici.

Bu alanda da özellikle "Balık Üreticileri Yazılımı" için aslında bir nebze yapmaya çalıştığımız şey bu. Yani bir üretici tüm süreçlerini bir yazılım ile yönetebilmelidir. Bu yönde çok yol var önümüzde. Özellikle ciddi bir ekibe sağlam bir yatırıma ihtiyacımız var. Bu nedenle de destek başvuruları yapmamız gerekmektedir. Böyle videoları izlediğimizde doğru bir yolda olduğumuzu görmek beni mutlu ediyor.

Bir diğer projemiz pikazon.com da aslında fotoğraf stüdyolarını endustri 4.0 değil belki ama endustri 2.0 veya 3.0'a geçişini hedeflemektedir. Stüdyoların dijital anlamda tüm süreçlerini yönetebilecekleri ve ihtiyacı olan tüm hizmetleri tek merkezde alabilecekleri bir platform olmasını sağlamak için çalışıyoruz.

Aşağıdaki muazzam video'yu sizlere sunuyorum. Mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. Sevgiler saygılar.

Yıllık izin ile kendine gelme ve youtbe a başlama zamanı


Merhabalar,

Öncelikle herkesin 15 Temmuz demokrasi ve şehitler bayramını tebrik ediyorum. 2 yıl önceki demokrasi nöbetlerimizin gururu ile bugün bizlere armağan oldu.

Bugün, çok yoğun bir iş sürecinden sonra yıllık iznime de başladığım gün. Açıkçası bu kadar yorgun ve biraz da sağlık problemleri ile mücade ediyor olmayı hiç beklemiyordum. Bu izin biraz böyle geçecek gibi gözüküyor. 

Bildiğiniz gibi, uzunca bir süre  sahibinden.com benzeri olmasını istediğim sehrinden.com gibi bir siteyi dahi kendi başına yapabilmeyi deneyecek kadar bireysel uğraşlarda bulunmuş birisi olarak şuan özel sektörde çalışmaktayım. Nadir bulunan özelliklere sahip kurumsal bir şirkette çalışıyor olmaktan çok mutluyum. Olabilecek en iyi şirkette çalıştığımı düşünüyorum. Ama gelin görün ki, bunca zaman yeni fikirler için gayret gösteren birisi olarak, üretme duygusu ve yeni şeyler bulma gayreti her an düşünce yapıma işlemiş olması ciddi anlamda beni etkiliyor. Verilen işi yapan kişi olmaya odaklanmaktan çok, daha iyiye yeni birşey üretmeye odaklıyım.

Maaşlı çalışan olmanın kısıtlamalarından dolayı içimde biriken araştırma ve paylaşma duygusunu faydalı çalışmalara dönüştürmek istiyorum. Bu nedenle de daha önce bahsettiğim video çekimlerine yavaş yavaş başlıyorum. Kadir Köymen bu konuda bana büyük bir örnek oldu. Birkaç amatör deneme de yaptım ve şuan hazır olduğunu düşünmüyorum :) Umarım kendime geldiğimde sizlere bu videolardan ilkini çekmek üzere başlıyor olacağım.

Tekrar iyi bayramlar güzel ülkemin güzel insanları 

Güzel web site adreslerinin boşu boşuna atıl durumda kalması sorunsalı :(


Diyeceksiniz ki şimdi bu yazı aklına nereden geldi. Çok basit sayın okurlarım. Çünkü ben kaç yıldır ne proje düşünsem en uygun alan adı ile ilgili isimler alınmış oluyor. Hadi alınsa ve o ismi düzgün bir şekilde projelendirip kullansalar bırakın üzülmeyi destekleyeceğim de. Ama kullanılmıyor ve atıl şekilde boş boş duruyor. Sırf birisi alamasın o ismi diye alan bir sürü fırsatçı o güzel isimleri boş yere bekletiyor.

Bu durumun çok yaşamıştım ama biliyorsunuz 2 önceki yazımda askıda ekmek mantığında bir proje düşündüğümden bahsetmiştim. Sonrasında "askida ne var" sitesini bulunca sevinmiştim. İletişim kurdum mail attım henüz bir dönüş alamadım. Açıkçası site çok aktif değil sanırım biraz o günkü güven ve sevincimi kaybettim. İstenen başarı yakalanamamış olabilir gibi geliyor bana. Yine dönüş olursa buradan paylaşacağım.

Sonra dedim ki en iyisi ben yine projeyi yapayım, böyle nasılsa yapıldı diye yapmamak olmaz. Alan adı araştırdım, askidaekmek.com adresini sorguladım alan adı yine alınmıştı maalesef :( . Ama dedim belki yapılmıştır proje de destek oluruz belki o şekilde dahil oluruz. Siteyi ziyaret ettim ve hayal kırıklığı. Şaka gibi bir mesaj ile alan adı bekliyordu.


İşte böyle boş bir sayfa ile karşılıyor site sizi. Üzücü gerçekten bu kadar proje için uygun bir isim boşta bekliyor.

Gerçekten bir kural olsa keşke. Alan adını aldıktan sonra o alan adı ile ilgili projelendirip gerçekleştirme kuralı olsa keşke.

Ama işte böyle boşa alınan alan adları yüzünden hayalimizdeki projeleri alakası olmayan isimler ile yapmak zorunda kalıyoruz.

Alan adı sahipleri ile iletişim kuracağım, bu alan adını böyle bir proje için kullanmama izin verirler mi diye. Bakalım dönüş ne olacak sizlerle paylaşıyor olacağım..
Tabi yoğun bir iş hayatım var, bu işlerle gerçekten ilgilenemeyecek kadar yoğunum ama yavaş yavaş da olsa bir şekilde ilerlesin istiyorum çalışmaların. Umarım bir şekilde bu proje ile özellikle Suriye'li yardıma ihtiyacı olan kişilerin kolayca bu sistemden öncelikle ekmek ve sonrasında birçok farklı ürün çeşidi alabilmesini sağlayabiliriz.

Teşekkürler okuyan saygıdeğer okurlarım. Destek mailleriniz için de teşekkür ederim. Projeyi gerçekten başlama noktasına geldiğimizde sizlerle buradan tekrar duyuracağım. Tüm güzellikler sizinle olsun, güzel ülkemin insanları.


Youtube kanalımda yakında projeler ve daha fazlası ile sizlerleyim


Merhaba sevgili okurlarım.

Özellikle bir önceki yazımdan esinlenerek birşeyin farkına vardım. Kadir bey kaç yıl öncesinde ürettiği aparatın videolarını eklemişti sitesine. Bu videolar bence ilginç bir motivasyon sağlıyor olmalı.

Artık bende video çekeceğim.  Şuan devam eden projeler öncelikli olmak üzere,  eskiden yaptığım işe yarar yaramaz ne kadar proje var ise bu projeler ile ilgili videolar çekeceğim. Hatta eskiden yapıp belli aşamaya getirip maalesef yatırım gücü olmaması ve yatırımcı başvurularımdan da red almam nedeni ile :) hayata geçememiş projelerimi video ile anlatacağım. Tabi sadece o değil şuan hala hayatta olanlara da yer vereceğim.

Bu projelerin hepsi genelde iyi fikirlerdi ama işte olmadı mı olmuyor bazen. Bunca emekten sonra olmayan projelerimde onca çalışmama rağmen maalesef bir türlü isteneni alamamış olmak zor. 

Bazen bir başarı hikayesi yerine başarısızlık hikayesi daha değerli olabiliyor. Bu noktada hem başarılı hem başarısız ayrımı yapmaksızın sizlerle video paylaşımlarıma başlıyorum. 

Şuan hiç bakmayın, birkaç şiir denemesi var :) yakında sizlerle olacak videolarım.

Sevgiler selamlar güzel ülkemin güzel insanları, blog'umu okuduğunuz bana zaman ayırdığınız için çok teşekküler.